İbrahim Tatlıses, yeni otelini kolbastı ile tanıttı

Tatlıses, yeni otelini kolbastı ile tanıttı İbrahim Tatlıses’in, Muğla’nın Bodrum ilçesindeki ikinci otelinin açılışında, bir grup Karadenizli hayranı ‘Kolbastı’ oynadı.
İbrahim Tatlıses’in, Bitez sahilinde yaklaşık 7 dönümlük arazi üzerinde satın aldı ve “Golo Beach” ismini verdiği otelinin açılışı renkli görüntülere sahne oldu. Onarım ve bakımın tamamlanmasının ardından açılışı gerçekleşen otelin butik tarzı ve 26 odalı olduğu öğrenildi. Açılışta oldukça neşeli olduğu görülen İbrahim Tatlıses, Adnan Şenses ile karşılıklı oynayarak eğlendi. Otele babasının köpeğinin ismini verdiğini belirten Tatlıses, “Bitez’i başka bir havaya sokmak istiyoruz. Bitez’i,
Bodrum’u çok seviyoruz. Burada iki tane otelimiz oldu” dedi.

Otelin açılışı sırasında İbrahim Tatlıses’i görebilmek için Bitez sahilinde toplanan hayranlarından bir grup Karadenizli, Tatlıses’in söylediği “Kolbastı” türküsünü duyunca yerinde duramayıp kolbastı oynamaya başladı. Kolbastı müziğini duyunca dayanamayıp oynamaya başlayan evli ve 1 çocuk annesi Zeynep Kardaş, Trabzon’dan Bodrum’a tatile geldiğini ve çok eğlendiğini söyledi.

Posted under Haber

This post was written by admin on Temmuz 26, 2009

Tags: ,

Kürt çalıştayı bildirisi A. Öcalan’a gidiyor

Kürt çalıştayı bildirisi Öcalan'a gidiyor DTP’nin ‘Kürt sorununda birlik ve çözüme doğru’ adıyla düzenlediği toplantı sona erdi. Çalıştay bildirisini eski DEP Milletvekili Hatip Dicle okudu.
Demokratik Toplum Kongresi’nin ‘Kürt Sorununda Birlik ve Çözüme Doğru Ortaklaşma Çalıştayı’ adıyla düzenlediği toplantı, sona erdi. Çalıştay bildirisini eski DEP Milletvekili Hatip Dicle okudu. Bildiri, Kürt sorununun çözümü ile ilgili önümüzdeki günlerde açıklamalarda bulunacağını bildiren terörist başı Abdullah Öcalan’a gönderilecek.DTP Eş Başkanları Ahmet Türk ve Emine Ayna, DTP milletvekilleri Aysel Tuğluk, Gültan Kışanak, Ayla Akat, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, siyasetçi Altan Tan, Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı Galip Ensarioğlu, akademisyenler Fazıl Hüsnü Erdem, Vahap Coşkun, Ahmet Yıldırım, Araştırmacı-Yazar Faik Bulut, Şair Bejan Matur, din adamı Şeyh Feyzullah, Süleyman Çevik, Kemal Parlak, Sertaç Bucak, Haşim Haşimi, Yavuz Önen, Mesut Yeğen, Feridun Yazar ve Mithat Sancak gibi toplumun değişik kesimleri ve eğilimlerinden yaklaşık 100 kişi katıldığı toplantı sonuç bildirisinin okunmasıyla sona erdi.

Sonuç bildirisinde, DTP’nin daha önce dile getirdiği terör örgütü PKK’nın eylemsizlik kararını uzatması, çözüm sürecini Abdullah Öcalan, DTP ve diğer partilerin dahil edilmesi gibi başlıklar yer aldı.

Bildiriyi okuyan DEP eski Milletvekili Hatip Dicle, çalıştayın Kürt sorununun ulusal bir mesele olduğunu; çözümünde bu zeminde aranması gerektiği tespitini yaptığını söyledi.

Kürt coğrafyasında yaşayan halkların siyasal düşünceler ve eğilimlerin bir araya gelip ortak sorunlarını tartıştığını belirten Dicle, toplantıya katılanların PKK’nın çözüm sürecine katsı sunması amacıyla eylemsizlik kararını devam ettirmesi, güvenlik güçlerinin de operasyonları durdurması gerektiğini belirtiklerini söyledi.

Dicle, şunları söyledi; “PKK ve diğer Kürt siyasal parti ve örgütlerinin legal hayata siyasi aktör olarak katılımının önündeki hukuki, siyasi, psikolojik engellerin ivedi olarak kaldırılması gerektiği yönünde görüş birliğine varılmıştır. Çalıştayımız, Kürt sorunun çözümünde siyasal süreçlerin geliştirilmesi gerektiğine inanmaktadır. Bu bağlamda son dönemlerde sivil ve siyasi kişiliklere yönelik başlatılan operasyon ve tutuklamalardan kaygı duymakta, bu yönelimlerin sürece katkı sunmayacağı tespitini yapmaktadır.”

Çalıştayın devletin bugüne kadar uygulaya geldiği asimilasyon politikalarının kınanarak derhal son bulması gerektiğini ifade ettiğini belirten Dicle, Kürt kimliği ile diğer kimliklerin siyasi parti kurmak dâhil olmak üzere, düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki tüm yasal, siyasal ve idari engeller kaldırılması gerektiğinin vurgulandığını kaydetti.

Dicle, “Kültürel hakların anayasada güvence altına alınmalı ve anayasadaki ayrımcılığa dair tüm düzenlemeler derhal kaldırılmalıdır.” diye konuştu.

Dicle, anadilde eğitim hakkının tanınması, anadilin siyasal faaliyet dâhil olmak üzere toplum yaşamının her kademesinde ve her biçimde kullanımı önündeki engellerin kaldırılması gerektiğine vurgu yaptı.

Dicle, konuşmasını şöyle sürdürdü; “Çalıştay, Kürtleri muhatap almayan, bu çerçevede Abdullah Öcalan, PKK, DTP, diğer siyasal parti ve demokratik örgütleri sürecin dışında tutan bir yaklaşımın gerçek bir çözüm üretemeyeceğini belirtir. Çözüme temel teşkil edecek her türlü çabayı önemseyen çalıştay, bu bağlamda Öcalan’ın üzerinde çalıştığı yol haritasının çözüme kapı arayabileceğini ve hükümet tarafından dikkate alınması gerektiğini vurgular. Kürt siyasal ve sivil toplum hareketinin kendi içinde barış, diyalog, tolerans ve demokrasi ortamının gelişmesini sağlamaya çalışması gerektiği vurgulanmıştır. Çalıştayda yapılan tartışmalar, ulusal demokratik birliğin mümkün olduğunu ve bu yöndeki çalışmaların devamının önemini ortaya çıkarmıştır.

Posted under Haber

This post was written by admin on Temmuz 26, 2009

Tags:

Tayyip Erdoğan’ın gözü Gül’ün koltuğunda

'Erdoğan'ın gözü Gül'ün koltuğunda' Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gözünün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün koltuğunda olduğunu savundu.
Bahçeli, Erdoğan’ın 2011 yılında 3 sene milletvekilliği yapanları milletvekili yapmayacağını söylemesi ve kendisinin de milletvekilliği için aday olmayacağını söylemesini Cumhurbaşkanlığı koltuğuna heveslenmek olarak yorumladı.Erdoğan’ın bunları söylemekte gündem değiştirdiğini öne süren Bahçeli, Erdoğan’dan demokratik kültürde yeni bir gelenek oluşturacaksa bir il kongresinde millete seslenerek, “Cumhurbaşkanı olmak istemiyorum” diyerek söz vermesini istedi.

Partisinin, Edip Buran Spor salonundaki Mersin İl Kongresinde konuşan Devlet Bahçeli, hükümete ve Başbakan Erdoğan’a sert eleştirilerde bulundu. Hükümetin, ekonomideki başarısızlıkları, gündem değiştirerek örtbas etmeye çalıştığını savunan Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın 2011 yılında 3 sene milletvekilliği yapanları milletvekili yapmayacağı ve kendisinin de milletvekili olmayacağı şeklindeki sözlerini hatırlattı.

Bu sözlerin bazılarına hoş geldiğini ve “Helal olsun başbakana 3 dönem milletvekilliği yapanları bir daha milletvekili yapmayacak, milletini düşünüyor, milletinin geleceğini düşünüyor ve milletinin içinden yeni insanlara siyaset yolu açıyor” gibi göründüğünü anlatan Bahçeli şöyle devam etti: “Gerçek öyle midir ?. Sayın Başbakan 2011 yılında milletvekilliğinden vazgeçiyorsan o zaman bir başka gündemin var demektir. O zaman can arkadaşın Abdullah Gül’ün yerine gözünü dikmen demektir. Cumhurbaşkanlığına heveslenmen demektir. Eğer demokratik kültürde yeni bir gelenek oluşturacaksan çık bir il kongresinde millete seslen, “Vallahide Billahi de Cumhurbaşkanı olmak istemiyorum de”. İşte bunların hepsi gündem değiştirmedir. Ekonomideki sıkıntının üzerini örtmedir. İşsizliği gölgelemedir. Kamu açıklarını yok farzetmedir. Sadece ve sadece Recep Tayyip Erdoğa’ın konuşulması demektir.”
 Son günlerde etnik, inanç ve mezhep temelinde bölüştürme ve ayrıştırmaya yönelik faaliyetlerin son dönemde hızla arttığına dikkat çeken Bahçeli, “Bütün bunların hesabı bu ülkeyi yok etmektir. Bunların hesabı “Şark meselesi” diye batının rüyası halinde bulunan hedefleri gerçekleştirmek için Türkiye’nin sosyal dokusunu tahrip etmek, toprak bütünlüğünü parçalamak ve devletini milli ve üniter yapıdan koparma faaliyetleri olarak düşünülmelidir. Onun için Türkiye’de cepheleşme, kargaşa, kaos, kamplaşma hafife alınacak konular değildir” diye konuştu.

Türkiye’de her şeyin demokratikleşme sürecindeki kavramlar aracılığıyla yapıldığına dikkat çeken Bahçeli, demokratikleşme sürecinin Türkiye’nin demokratik kültüre kavuşması açısından bir faaliyet olarak değil, Türkiye’nin zafiyete, yokluğa ve parçalanmaya yönelik bir amaç olarak kullanıldığının iyi anlaşılması gerektiğini kaydetti. MHP olarak demokrasiyi benimsediklerini anlatan Bahçeli, demokrasi havariliği yaparak Türkiye’yi cephelere kamplara, çatışmalara sürekleyip gerilim stratejisi uygulayan zihniyetlere, aydınlara, sosyal gruplara ve sivil toplum kuruluşlarına karşı partilileri çok dikkatli olmaya çağırdı.

Bahçeli, son günlerde bunun örneklerinin tekrar görüldüğünü belirterek şöyle devam etti: “Böyle bir ortamda bu milleti incelediğimizde ve bu milletin fertleri ile samimi bir ortamda sohbet ettikçe bu yüce millet kavga, cepheleşme, kamplaşma, çatışma istemiyor. Bu yüce millet bin yıllık kardeşliğin bozulmasını istemiyor. Doğulusu-Batılısı, Kuzeylisi-Güneylisi ile birlikte yaşamanın hülyası ile sabahtan akşama kadar memleketini ve vatanını düşünüyor. Bu sebepten dolayı MHP kavgadan çatışmadan, cepheleşmeden parçalanmadan yana değil bunlarla mücadele eden tek siyasi partidir.”

Bahçeli, 6 yıl 8 ay 9 gün ülke yönetiminde hiç de başarı gösteremeyen iktidarın başarısızlığının üzerini gerilim stratejisi ile ülkeyi cephelere kamplara ayırıp çatıştırarak kendi iktidarının devamını arzuladığını iddia etti. Bahçeli, şu an askeri yargı – sivil yargı, darbeciler- demokratlar, laikler-laik olmayanlar, inananlar-inanmayanlar şeklindeki bir ikilemde de hükümetin kendi iktidarını devam ettirme arzusu ve kurnazlığının yattığını öne sürdü.  “Şu an Türk ekonomisini birinci meselesi ekonomik büyümenin küçülme haline dönüşmüş olmasıdır” diyen Bahçeli “2009 yılının ilk 3 ayında yüzde 13.8 ekonomi küçülmüştür.

Bahçeli, “Ekonominin küçülmesi üretimin düşmesi demektir. Üretimin düşmesi ile küçülen ekonomi bir araya gelirse o zaman Türkiye’nin iç ve dış talebinin daralması demektir. İç ve dış talebin daralması ise yeni yeni sorunları çıkartmak ve sorunları artırmak demektir. O sebepten dolayı küçülen ekonomi, düşen üretim, daralan piyasa bir araya geldiği vakit var olan işsizlik artmaktadır. Şu an Türkiye’de iş aramak için başvuranlar 3 milyon 600 bin. İş aramadan ümidi kesenleri de düşününce 6,5 milyon bu ülkede işsiz var. Her gün de kapanan iş yerleri ve nüfus artışı dikkate alınınca işsizlik sürekli artmaktadır. Bu nedenle bu ülkenin en büyük meselelerinden biride işsizliktir” şeklinde konuştu.

Ekonomideki bütçe açıklarının artmasının son günlerde dikkat çekici olduğunu ifade eden Bahçeli şunları kaydetti: “Son 3 ayda Türkiye’de bütçe açığı 23 milyar TL’yi bulmuştur. 23 milyar TL Türkiye’ye gelen sıcak paranın nereye gittiği nasıl Türkiye’den kaçtığını da işaret eder ki böyle bir açığın kapatılması demek zam demektir, vergi demektir. Fakirden fukaradan sabit gelirliden dolaylı olarak zamlar yoluyla bir başka vergi alarak fukaraya daha fukaralaştırmak demektir. Yoksullaştırma demektir. Yoksullaşmanın sınırı 2 bin 369 bin TL’dir. Açlık sınırı 633 TL iken asgari ücret 594 TL’dir. Türkiye’nin büyük bir kesimi yoksulluk sınırı altına düşmüş demektir. Kredi borçları öyle tarım kesimi felç olmuş esnaf çökmüş. Emekli perişan bunlar böyle iken Sayın Başbakan gündem değiştiriyor.

Posted under Haber

Ankara tutukladı, Bursa ise serbest bıraktı

Ankara tutukladı, Bursa serbest bıraktı Hizbu’t-Tahrir örgütüne yönelik 23 ilde eşzamanlı gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınanlarla ilgili Konya, Bursa ve Ankara’da kararlar açıklandı
Edinilen bilgiye göre, Konya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Hizbu’t-Tahrir terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 9 kişinin polisteki sorguları tamamlandı.Konya Numune Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilen 9 zanlı, geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye çıkarıldı. Savcılıkça alınan ifadelerinin ardından, zanlıların tamamı tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi.

Zanlılardan 6′sı tutuklandı, 3′ü ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Yasa dışı Hizbu’t-Tahrir örgütüne yönelik 23 ilde 3 gün önce eş zamanlı düzenlenen operasyon kapsamında, Konya’da 9 kişi gözaltına alınmıştı.

BURSA

Bursa’da, yasa dışı Hizbu’t-Tahrir örgütüne yönelik operasyonda gözaltına alınan 15 kişi, serbest bırakıldı.

24 Temmuz Cuma günü 23 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyon kapsamında Bursa’da gözaltına alınan 15 kişi, sorgularının tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Zanlılardan 3′ü savcılık tarafından, mahkemeye çıkarılan 12 zanlı ise Denetimli Serbestlik Yasası kapsamında tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Bu arada, Bursa Emniyet Müdürlüğünden getirildikleri sırada Bursa Adliye Sarayı girişinde tekbir getiren zanlılara, yakınları da sloganlarla destek verdi.

ANKARA

Güvenlik güçlerinin 23 ilde, terör örgütü Hizbu’t-Tahrir’e yönelik düzenlediği eş zamanlı operasyonlar kapsamında Ankara’da gözaltına alının 10 kişiden 9′u çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince sabah saatlerinde Ankara Adalet Sarayı’na getirilen 10 zanlı, savcılık sorgusunun ardından ”terör örgütü yöneticisi ve üyesi olmak” suçlarından tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edildi.

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliğine çıkarılan zanlılardan 9′u tutuklandı, 1′i serbest bırakıldı.

Posted under Haber

This post was written by admin on Temmuz 26, 2009

Tags:

Yeni Sayfa 3