Kurtlar Vadisi oyuncularına koyun benzetmesi

Seray Sever, Kurtlar Vadisi ile ilgili sorulan sorulara bakın nasıl yanıt verdi.

Seray Sever, 20 yıldır ekranlarda 30′un üzerinde program sundu, çok sayıda televizyon dizisinde ve sinema filminde rol aldı. Son 3 yıldır da sessiz sedasız yapımcılıkla uğraşıyor. Çektiği ilk sitcom çok başarılı oldu, ikincisi ise 4 bölüm sonunda yayından kaldırıldı. İşleriyle olduğu kadar güzelliğiyle de adından söz ettiren Seray Sever, büyük ümit bağladığı ‘Artı 18′ isimli dizisi yayından kaldırıldıktan sonra ilk kez konuştu.

- Sunuculuk, oyunculuk derken şimdi de yapımcılıkla uğraşıyorsunuz. Dizi yapımcısı olmaya nasıl karar verdiniz?
Yapabileceğim çok iş vardı, çoğunu da yaptım, yapmaya da devamediyorum. “Eğitimimle deneyimimi birleştireyimve en iyi iş kadınlığına adımatabileceğimmeslek hangisi onu yapayım” dedim. Yaptığımişlerde hepmeraklıyımdır, kameranın arkasında da bilgi sahibiyimdir. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunuyum, onunla ekrandaki tecrübemi birleştirecek bir iş olsun diye karar verdim, yapımcılığa el attım. 3 sene oldu, gidiyor.

- Halinizden memnun musunuz? Doğru bir kararmıydı bu?
Doğru bir karardı. Ama çok zorlayıcı bir karar. Çünkümasanın bir tarafından kalkıp diğer tarafına oturuyorsunuz; dolayısıyla o anlamda biraz zorlayıcı.Oyuncu olarak ne kadar alacağına pazarlık yaparken, karşı tarafa geçiyorsun ve oyuncunun ne kadar para alacağına karar veriyorsun. Artı çok iyi organize olmak ve iyi koşulları ayarlamak gerekiyor. Benimen iyi olduğum taraf organizasyon ve bütçe hesapları.

- ‘Artı 18′ sizin çok isteyerek yaptığınız bir işti, ne oldu niçin yayından kaldırıldı.
Çok heveslendiğim bir işti. Bir sürü aksilikler yaşadık. Reyting dersen ilk bölümü 10. oldu, çok iyi bir reyting aldı, ikinci bölümü de çok iyi reyting aldı. Üçüncü bölümde ‘Fatmagül’ün Suçu Ne?’ ve ‘Kurtlar Vadisi’ dizilerinin karşısına gelince reytingi düştü. Yayınlanan TV’nin genelmüdürü de istifa edince bizimiş yayından kalktı.Orada başka anlaşmazlıklar oldu. Benim işim kim vurduya gitti. Bir de yanlış bir dönemde girdik, yaza girmesi gereken bir diziydi. Bugün reyting alan sitcom yok, hepsinin düşük reytingleri… Bu kadar dizi içinde insanlar sitcomu seyretmek istemiyor. Ancak yaz mevsiminde girecek, kışa da devamedecek.

- İşin püf noktalarını hiç bilmiyor musunuz, Artı 18′in çok iyi reyting alan dizilerin karşısına konulmasına nasıl izin verdiniz?
Ağzımın payını aldım. Her şeyi kanala bırakmıştım. Çok da zarar ettim bu işten.

- Zararınız ne kadar?
750 milyar. Çok sağlambir zararım oldu. Cepten harcadım, bütün çalışanlarıma para dağıttım. Elimde avucumda kalmadı.

- Başrol oyuncularının çok yüksek ücretler almasına ne diyeceksiniz?
Hak ediyorlar, çünkü o işler çok pahalıya satılıyor. Dolayısıyla çok izleniyor.Ooyuncular sayesinde izleniyorsa da oyuncular da o paraları alacaklar. Başrol oyuncularının reytingleri var.O insanları alıyorsanız, hakkını da vereceksiniz.

HER YIL UMRE’YE GİTMEK İSTİYORUM
İnançlı bir insanım. Umre’den eve huzurla döndüm. Aslında her sene Umre’ye gitmek istiyorum. Oraya gidip ruhumu arındıracağım. Namaz o kadar güzel bir ibadet ki, insanın ruhunu pirupak ediyor. Namazı herkesin kılması lazım. Cuma günleri Yahya Hz’lerine gidiyorum. Hz Yuşa’yı ziyaret ediyorum. Bir gün başımı kapatabilirim. Umre’deyken kapalı olarak dolaşmak hiç rahatsız etmedi. Bir de kapanınca insanın yüz güzelliği de ortaya çıkıyor. Yanımızda bir hocanın eşi de vardı ‘Sana peçe de takmamız lazım” dedi. Özellikle kadınlardan çok iltifat aldım, ‘Ne güzel gözlerin var’ diyorlardı.

Valla herkes oyuncu olabilir
Valla şu anda Kurtlar Vadisi’nde hiç oyuncu olmayan insanlar rol yaptığına göre herkes oynar… Sonuçta, Kurtlar Vadisi’ndeki başrollerden birinde oynayan adam çay getiriyordu bize. Uzun saçlı olan, Abdüley’i canlandıran kişi. Sitcom zordur ama dramayı herkes oynayabilir. Sonuçta Necati de oyuncu değil. Osman Sınav’ın bize söylediği bir laf vardı, ‘Bana koyun verin koyunu bile oynatırım’ diyordu o zaman. Ben de kızıyordum, ama doğruymuş ben de aynı şeyi düşünüyorum şimdi. 1 saatte çekilecek dizi 8 saatte çekiliyordu. Çekimler uzadıkça uzuyordu. En iyi kare çıkana kadar çekiyorduk.

Benim yemeklerim sıfır yağlıdır
Cildime iyi bakıyorum. Sağlıklı yaşıyorum. Sporumu yapıyorum. Şu anda beslenme programı uyguluyorum, Body watchers diye… Doğal ürünler kullanıyorum. Benim yemeklerimsıfır yağlıdır, eve özel yemek geliyor. Soğanı bile suyla kavururum. Yemek yapmayı çok seviyorum.

Oyuncular sözleşme imzalarken tüm haklarını size veriyorlar zaten
- ‘Sen Harikasın’ isimli yapımınız atv’ye geçince bazı oyuncular telif istemişler sizden.


Orada telif istenecek bir durum yoktu. Oyuncular Türkmax’daydı, prodüksiyon, format her şey bendeydi. Oyuncular sözleşme imzalarken tüm haklarını size veriyorlar zaten. Bu aslında kanunlardaki bir eksiklik. Oyuncuların alması lazım. Zaten yapımcıdan çıkmıyor. Kanallara o telif ödeniyor. Ama orada olayı magazinleştirmeye çalışıp onun üzerinden bir şeyler yapılmak istendi. Demet’le biz çok iyi durduk. Ragıp bazı şeyler yaptı. Davalık bir durum yok ama Ragıp beni üzdü. Çünkü çalışırken çok güzel çalıştık, çok iyi şartlarda çalıştı bütün oyuncular. 140 bölüm dizi çektik. İnsanoğlu; oluyor böyle işler. Ama ben her işe güvenerek başlarım, yoksa o işi yapamam, o kişiyle çalışamam.

- Biraz halk ağzıyla olacak ama kazık yiye yiye işi öğreneceksiniz anladığım kadarıyla…


Aynen öyle; kazık yiye yiye işi öğreniyorum. Ben işimi aşkla yaptığım için ters giden bir şeyler olunca kalbim kırılıyor. Yani bunun bir ticaret olduğuna karar verip, öyle yapmam lazım.

Beren ve Kıvanç 1-0 önde
Bana göre reyting garantili oyuncular, kadınlardan Beren Saat, erkeklerden Kıvanç Tatlıtuğ ve Mete Horozoğlu… Bunlar bir işe başladığı zaman 1-0 öndeler.

Posted under Magazin

This post was written by admin on Haziran 5, 2011

Tags: , , ,

Ezel ve Kurtlar Vadisi neden seviliyor

Ezel ve Kurtlar Vadisi neden seviliyor

Yeni sezonda Ezel’le birlikte Kurtlar Vadisi de atv ekranlarında. Peki, Ezel ve Polat Alemdar toplum için ne ifade ediyor ve neden seviliyorlar? Aktüel dergisi bu sorunun cevabını aradı…

Türkiye’de izleyicinin ilgisini çekebilmek, hatta daha da ileri geçip kendine has, milyonları aşan bir hayran kitlesi edinebilmek öyle magazinel tartışmalarda bahsedildiği kadar kolay değil.

Bunu başarabilmenin bir formülü yok, hele televizyonda böyle bir “iş” ortaya koymanın yahut bu gibi bir başarı elde etmenin hiçbir şekilde garantisi yok.

Zira televizyon izleyicisi için, herhangi bir dizinin kendisini ne kadar ilgilendirdiği, kendisinin ekranda ne derece temsil edildiği ile alakalı biraz da…

Yakın dönemde iki dizi bunu başarıyor. Biri Kurtlar Vadisi, diğeri ise Ezel. Her ikisinin de rey-ting listesindeki konumu malum. Ancak asıl mesele sadece aldıkları rekor reyting rakamları değil.

Mesele, her ikisinin de kemik bir hayran kitlesi oluşturmuş, neredeyse fanatik bir izleyici kitlesine hitap etmiş olmaları.

Mesele, her ikisinin de hayranlarını bağımlı hâle getirmeleri, aynı zamanda da hayranlarına bağımlı olmaları, karşılıklı bir alışverişle ilerliyor olmaları… Karşılıklı gönül ahşverişiyle…Sadakat meselesi

Çok izlenen başka dizilerde olmayan ve her iki diziyi de gerçek birer fenomen hâline getiren özellik, hayranlarının yadsınamaz sadakati.

Bu sadakatin sebepleri çeşitli. Bunların en önemlisiyse, malum dizilerin daha evvelden ekranda temsil edilmediğini düşününen izleyici kitlesine ulaşması, izleyicisini ciddiye alması, izleyicisinden katılım beklemesi…

 Her ikisi de alternatif bir adalet sunuyor

Beğenelim ya da beğenmeyelim, Yeşilçam’ın geçmişte bir nevi toplumsal vicdan oluşturduğu kesin.

Yaşamındaki adaletsizlikleri, tatmin edilmeyen adalet duygusunu, ama kişisel, ama toplumsal adalet için olsun, içinde biriktirdiği her türlü haksızlığı dile getiren, sonra da bu haksızlığı düzelten kahramanları vardı Türk izleyicisinin.

Geçmişte bu isimler Cüneyt Arkm’dı, Yılmaz Güney’di, Ayhan Işık, Sadri Alışık’tı, Hülya Koçyiğit yahut Fatma Girik’ti…

Gündelik hayatın kendisine adalet vaat etmediğini düşünen izleyici çareyi perdedeki ağabeylerinde, ablalarında buluyordu. Hayatındaki yanlışların da bir gün düzeleceğini umuyordu onlardan feyz alarak…

Yalnız değilsin yeğen!

Şimdiyse izleyici kitlesi sinema perdesinin karşısında değil, televizyon karşısında arıyor sarsılan adalet duygusunun merhemini.

Sadece toplumsal adalet için değil, kişisel anlamda uğradığı haksızlıklar için de ekrandaki ağabeylerinin kendisiyle birlikte dertlenmesini, benzer dertlere derman ararken görüntülenmesini istirham ediyor.

Kocaman bir denizin içinde bir damla olmadığını hissettirecek ufak kelamlar işitmek istiyor.

Kurtlar Vadisi, başladığı günden bu yana sürdürdüğü –ve televizyon izleyen herkesin bir şekilde ilgilendiği- tavrım, aslen toplumsal ve siyasal adaleti yerine getirmek üzerine kurmuş durumda.

Hikâyenin ana kahramanı Polat Alemdar’ın izleyiciye verdiği güven, gerçek yaşamda yerine gelmeyen adaletin, dizinin dünyasında yerine gelmesi değil sadece.

İzleyici, Polat Alemdar’ın ABD’li Aron Feller’i alt etmesiyle gerçek gündemin değişmeyeceğini elbette biliyor.

Önemli olansa şu; izleyici yaşananlarda bir “tuhaflık”, bir “adaletsizlik” olduğunu söyleyen bir kahraman olmasını, kendisinin bir sözcüsü olmasını istiyor.

Bunu kadm karakterlerin çok çok az olduğu, erkeklerin dünyası olarak görülebilecek bir hikâyede izlemekse, elbette erkek izleyicilerin daha fazla talep ettiği bir vaziyet yaratıyor.

“Adaletin tesisi”

Polat çok yüksek mevkilere girip çıkıyor ve buralarda lafını esirgemeksizin racon kesiyor, Memati antolojilere girecek kelamlar ediyor, Abdülhey kardeşliğin, dostluğun kitabını yazıyor.

Erkek izleyicinin mest olması için gereken her şey ekranda vuku buluyor. Bu anlamda Kurtlar Vadisi, özellikle geride bıraktığımız Kurtlar Vadisi Pusu bir kült dizi statüsüne de erişmiş vaziyette.

Kendi izleyici kitlesini çok iyi tanıdığı için, özellikle erkek izleyicinin neleri görmek istediğini ve neleri görmek istemediğini artık yapımcı Pana Film ezbere biliyor.

Bu nedenle de makine düzeninde işleyen bir yapıyla, izleyicinin güveni hiçbir zaman sarsılmıyor.

Ezel de aslen, adalet duygusu temelinden sarsılan bir ana karaktere sahip. En iyi iki arkadaşı ve sevgilisi bir soygun düzenleyip suçu onun üzerine atmış.

Asıl adı Ömer’ken, hapishanede tanıştığı Ramiz Dayı sayesinde yüz değiştirme ameliyatı olup, yeni kimliğine, intikam almak için yola çıkan Ezel’e dönüşmüş.

Hem âşık olduğu kadından hem de arkadaşlarından intikam almak, ipliklerini pazara çıkarmak niyetinde. Yani hedef yine “adaletin tesisi”!

Ama bu kez ihanete uğramış bir aşk ve dostluk ön planda. Bu kez edebiyattan beslenen karakterler ön planda. Bu kez yakışıklı adamlar, güzel kadınlar, acı çeken delikanlılar, entrika çeviren ancak sonradan pişman olmuş kadınlar söz konusu.

Silahla değil, lafla ince ince alınan bir intikam söz konusu. Haliyle kadınların ekran karşısına oturup bu dünyaya kapılıp gitmesi sürpriz değil.

Ezel ve Kurtlar Vadisi temel farklılıkları olan, birini erkeklerin diğeriniyse kadınların (da) takip ettiği iki fenomen. Buna rağmen benzerlikleri de az değil.

Örneğin Ezel’in diziye de adını veren ana karakteri, tıpkı Kurtlar Vadisi’nin Polat Alemdar’ı gibi kaybetmeyi sevmeyen bir adam. Her ikisi de ekonomik açıdan yüksek standartlara sahip.

Her ikisi de şahane arabalara biniyor, müthiş evlerde yaşıyorlar. Racon kesmeye başladıklarında tadına doyum olmuyor, izleyiciyi ettikleri iki kelam ile ekran karşısına kitlemeyi iyi biliyorlar.

Her ikisi de yüz değiştirme ameliyatıyla bambaşka kimliklere bürünmüşler. Adeta bir Monte Kristo Kontu gibi intikam meleği sıfatıyla, bir nevi cezalandırıcı sıfatıyla arz-ı endam etmekte, başta da belirttiğimiz üzere, izleyicinin kendi hayatında tesis edemediği adalet duygusunu tesis etmekteler.

Ezel de yalnız değil, Polat da. Polat’ın yanında gözüpek bir adamı, bir kardeşi var: Abdül-hey. Bir diğer benzer kişilikse Memati.

Ezel için de aynı şey geçerli. Hele ki sezon finaliyle birlikte, ekip tümden tamamlanmış gibi. Zira Ezel’de de Abdülhey’le benzer bir hüviyete sahip olan Tefo karakteri mevcut.

Memati’nin Polat için ifade ettiklerini ise, önümüzdeki sezon Ali, Ezel için ifade edecek muhtemelen. Ali, evvelden Ezel’e oyun oynayan arkadaşlarından biri, şimdiyse onun bir numaralı intikam destekçisi.

Aslan Bey ve Ramiz Dayı

Aslan Bey ve Ramiz Dayı, Kurtlar Vadisi’ni neden erkeklerin, Ezel’i ise neden kadınların izlediğini anlatan iki karakter.

Aslan Bey bir memleket aşığı, Polat’ı yönlendirmeyi başarmış biri. Raconun kralı değilse de, raconun nerede kesileceğini en iyi bilen kişi (Artık yok kendisi).

Ramiz Dayı ise aşkı için İstanbul’u yakmış, yetmemiş başkalarını da yakmış. Yetmemiş, aşk için yanan bir garip oğlanı alıp ondan intikam meleği yaratmış…

Kurtlar Vadisi’nin ilk sezonlarını hatırlayanlar bilir. Selçuk Yöntem’in canlandırdığı Aslan bey karakteri, bir nevi akıl hocalığı yapıyor, Polat’ın bugünlere gelmesinde de büyük pay sahibi oluyordu.

Aslan Bey, Kurtlar Vadisi’nin hayranlarının gözünde farklı bir yere oturmasını sağlayan aforizmalar üretiyordu. Gerçi Kurtlar Vadisi’nde delikanlılığın ve aforizmamn sonu yok.

Laz Ziya’smdan Kılıç Bey’ine, konsey üyelerinden Güllü Erhan’ına, Abdülhey’inden Memati’sine ve nihayet Polat Alemdar’ına dek herkesin ettiği kelamlar, hayranlarının duvarlarını, çantalarını, defterlerini, internet alemindeki MSN, Facebook iletilerini süslüyor.

İzleyicinin diziye katılımı, diziyle kurduğu ilişki, gündelik hayatta biraz da bu yolla kendisini gösteriyor. Kurtlar Vadisi hayranı erkeklerin “Dostum olmaz, hasmım yaşamaz”ı arabalarının arkasına yazdırmaması, “Sonunu düşünen kahraman olamaz” diyerek herhangi bir işe girişmemesi mümkün mü?

“Bir ihtimal daha var”

Aynı durum Ezel için de geçerli. Ezel’in de tıpkı Polat gibi büyük bir akıl hocası var: Ramiz Dayı! İstanbul’un en büyük kabadayısı ve en büyük halk ozanlarından biri belki de Ramiz Dayı.

Ezel’e alacağı intikamda yardımcı olan Dayı, bir yandan da romantik aforizmalarıyla izleyicinin ciğerine işlemeyi de beceriyor.

Romantik aforizma-larının özellikle kadınları etkilememesi mümkün değil. Ramiz Dayı’nın yıllanmış aşkı ölümle karşı karşıyayken, radyodan “Bir ihtimal daha var”ı istediği efsane sahneyi düşündüğümüzde; yahut Ramiz Dayı’nın final bölümünde okuduğu Mevlana’nm “Etme” şiirini…

Ezel’e bir keresinde “Öyle bir şey olsun ki bu kadını affedeyim istiyorsun” deyişini hatırladığımızda, kadınların neden ekran karşısında eriyip bittiğinin anlaşılması daha da kolaylaşıyor (Her ne kadar Kenan İmirzalıoğlu faktörünü de unutmamak lazımsa da, Dayı’nın sözlerinin etkisi muhtemelen daha büyük).

Kurtlar Vadisi ve Ezel ara-l sındaki en önemli fark, birinin son derece sert ve politik (Kurtlar Vadisi), diğerininse anlattığı dünyanın sert kurallarına rai men son derece romantik olması…

Bu da birini neredeyse sadece erkeklerin, diğeriniyse erkeklerle birlikte kadınların da hayranlıkla izlemesine neden oluyor. Ezel, bunu belki Kurtlar Vadisi’ne nazaran daha sinemasal bir kurguyla sunuyor ama Kurtlar Vadisi de özellikle son iki sezonunda, resmen bir kült olmanın keyfini sürüyor.

İzle yicisinin isteklerini gündeminde birinci sıraya koyarak onları mutlaka diziye dâhil ediyor. Tüm bunların sonucunda;

Polat X6′ya biniyorsa, biz de binmiş sayılıyoruz…

Polat bir mekâna girip racon kesiyorsa, biz de racon kesmiş kadar oluyoruz.

Ezel, 250 bin avroluk Mase-ratisi’nden indiğinde, “Daha da çoğunu hak ediyor, sana yapılanın iki katını yapasın” diyoruz, sırtını sıvazlayıp biz de onunla aynı otomobildeymişiz, biz de onunla aynı kumpasları kuruyor-muşuz gibi hissediyoruz…

Ramiz Dayı “Etme”yi oku] duğunda, bizler de birilerine bu şiiri okumak, “Etme” demek istiyoruz…

Abdülhey vurulduğunda can kardeşimiz vurulmuş gibi acısın hissediyoruz…

Eyşan-Ezel aşkının gidişatını izlerken, kendi sevdalarımızı düşünüyoruz…Hem Ezel oluyoruz, hem de Eyşan…

Lost’un tüm dünyaya yaptığı etkinin bir benzerini, biz bu dizilerle yaşıyoruz.
İşte bu nedenledir ki, ha ikisi dizi de daha uzun süre hayal âlemimizi süsleyecek, en önemlisi gündelik hayatımızda tesis edemediğimiz adalet duygumu zu tatmin edecek gibi görünüyor Hem politik hem de duygusal yaşamımızda…

(AKTÜEL)

Posted under Dizi, Medya

Kurtlar Vadisi Filistin filmi fragmanı

 ”Kurtlar Vadisi Filistin”, Türkiye ile aynı anda tüm dünyada 5 Kasımda vizyona girecek.

Filistin’de yaşanan insanlık dramını göz önüne sermeyi hedefleyen Kurtlar Vadisi ekibinin son filmi “Filistin”in fragmanı film hakkında ipuçları veriyor.

Filistin’de yaşanan insanlık dramının anlatılacağı film Vadi hayranlarını büyük bir bekleyiş içine soktu. İşte Kurtlar Vadisi Filistin’in fragmanı.

MEDYAFARESİ

Posted under Dizi, Medya, Video

Kurtlar Vadisi Pusu 83.Bölüm Fragmanı

 kurtlar-vadisi-pusuda-yeni-bolum-heyecani-izle

Vadi’nin merakla beklenen yeni bölüm fragmanı yayınlandı.

Posted under Dizi, Medya, Video

Yeni Sayfa 3