Karşıma çıkan kaslı erkekleri çok seksi buluyorum 03.04.2011

Karşıma çıkan kaslı erkekleri çok seksi buluyorumSpor, sağlıklı beslenme, Hollywood ünlüsü olmanın ruhunda yarattığı ağırlık ve erkekler hakkında konuştuk.

-Fit olmak için neler yapıyorsunuz?
- Fit olmak ve hatlarımı korumak benim için çok önemli ancak değişimi seviyorum, her gün sürekli aynı programı yapamam. Dışarıda olmayı çok seviyorum, Los Angeles’ta yaşamamın en büyük şansı bu olmalı. Yılın tüm zamanı açık havada antrenman yapabilirsiniz. Yürüyüş yapmaya ve dağ tırmanışına bayılıyorum. Bilmediğim yerlere yürüyüp yeni şeyler keşfediyorum, bana inanılmaz iyi geliyor. Şu anda bir film için Vancouver’dayım, umarım sezon kapanmadan biraz kayak yapma fırsatı bulabilirim.

-Haftada kaç kere egzersiz yapıyorsunuz?
- Haftada altı kez antrenman yapmaya çalışıyorum, bu beni epey mutlu ediyor. Sadece spor salonuna gitmek hoşuma gitmiyor, gym’e gitmesem de egzersizin faydalarını görmek isterim! Yaptığım uzun yürüyüşler bana bunu sağlıyor.

Sizce kendinizle ilgili en önemli artınız nedir?
- Bu cevap sizi tatmin edecek mi bilmiyorum ama bence en olumlu özelliğim espri anlayışımın olması ve hayata pozitif bakabilmem. Çalıştığım anlarda, ailem ya da arkadaşlarımla olduğum zamanlarda, hatta spor yaparken bile her an hayattan keyif almaya çalışıyorum.

Peki fiziksel olarak en büyük artınız?
- Bence her kadın, kadın olduğunun farkına varmalı ve bunun tadını çıkarmalı. Kıvrımlı hatlarımı, özellikle kalçalarımı ve bacaklarımı çok seviyorum . Güzellik kim olduğunla ilgilidir, kadın olmanın farkına varmaktır. Eğer kıvrımlarınız varsa onlarla övünün, saklamayın!

Spor yaparken hangi bölgenizi daha fazla çalıştırmak zorunda kalıyorsunuz?
- Aklımı! Tüm kadınlar gibi ben de her zaman egzersiz yapmaktan hoşlanmıyorum.

Kendinizi nasıl motive ediyorsunuz?
- Egzersiz programımı sık sık değiştirerek. Yeni aktiviteler denemeyi, fitness’i mümkün olduğunca hayatımın içine sokmayı seviyorum. Bir de yemek yemeye bayılıyorum! Özellikle makarna, Küba mutfağı ve her çeşit çikolata favorim. Bunlar da egzersiz yapmak için başka bir motivasyon sebebi!

Hollywood dünyasında her zaman formda kalma zorunluluğu üzerinizde bir baskı oluşturuyor mu?
- Oluşturmaz mı? Ama bence ‘Mükemmel Hollywood vücudu’ diye belirli bir kalıp yok. Örneğin ben, beni olduğum gibi yansıtan ve kişiliğimi tamamlayan kıvrımlarımı seviyorum. Hollywood’da bir erkek için rol icabı kilo almak veya vermek oldukça yaygın görünen bir durum, kadınlardaysa bu daha az görülüyor. Sağlığımı bir rol için tehlikeye atmak istemiyorum, ancak bir rol teklif edildiğinde ve görünüşümle ilgili bir şeyi değiştirmem gerekiyorsa bunu sağlıklı bir yoldan yapabilir miyim diye düşünürüm. Ayrıca biraz styling çalışmasının ne kadar büyük farklar yaratacağını tahmin bile edemezsiniz! Yeni filmim ‘Last Night’da öyle bir giydiriliyorum ki vücut şeklim komple değişiyor!

Formda kalmak isteyen kadınlara tavsiyeleriniz neler?
- Kısa mesafelerde araba kullanmak ya da otobüse binmek yerine yürüyün, merdivenleri kullanın, tüm bunlar sizi yüreklendirmeye yetecektir. Bence herkesin hoşuna gideceği ve sürekli ilham alacağı egzersiz stilini bulması çok önemli. Eğer hâlâ bulamadıysanız, yeni şeyler denemeniz gerekiyor! Kesin kalıplara dayanan bir fitness rutinimin olmadığını söylemekten zevk alıyorum, çünkü rutin şeyler sıkıcıdır!

Nasıl erkekler ilginizi çekiyor?
- Dürüst olmak gerekirse duruma ve ortama göre değişiyor. Eğer koşuya çıkmışsam ve güzel vücudu olan, kasları belirgin bir erkekle karşılaşırsam bence bu çok seksi, gözüm o erkeğe kayabiliyor. Hatta bazen kaymakla kalmıyor, gözlerimi alamıyorum.

SPORDA BİLE GÜZEL GÖRÜNMEK İSTERİM

Reebok uzun süredir takip ettiğim ve hayranı olduğum bir marka. Toning ayakkabıları ilk duyduğumda bunun mükemmel bir fikir olduğunu düşünmüştüm, ancak daha sonra modelleri gördüğümde hepsinin çirkin ortopedik ayakkabılara benzediğini fark ettim. Ben de tıpkı diğer kadınlar gibiyim, böyle bir teknolojiyi kullanmayı çok istesem de stilimden ödün veremem! EasyTone ayakkabıları gördüğümde ise bayıldım! Tasarımları gerçekten harika. EasyTone pantolonlar ise vücudunuzun vurgulanması gereken yerleri öne çıkartarak harika görünmenizi sağlıyorlar! Üstelik spor dışında giyilebilecek kadar da trendy kesimlere sahipler, neredeyse jean’lerim gibi. Bu benim için çok önemli, sporda bile bir bütün olarak güzel görünmek isterim.

Posted under Magazin

This post was written by admin on Nisan 3, 2011

Tags: ,

Yaşlandıkça daha seksi olacağım 26.02.2011

Yaşlandıkça daha seksi olacağımAzra Akın, Instyle’nın mart sayısına iş ve özel hayatıyla ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı

Galeri için tıklayınız…

‘Yok Böyle Dans’ yarışmasının birincisi Azra Akın, Instyle’nın mart sayısına iş ve özel hayatıyla ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı:

* Dans edersem ağırlığım sarsılır gibi bir düşünceyi anlamıyorum. Dans etmek insanın kendini ifade etme biçimidir. Size bir şey kaybettirmez, aksine kazandırır.

* Herkesin içinde farklı özellikler vardır. Biraz Pamuk Prenses, biraz kararlı bir kadın, biraz çocuk, biraz eğlenceyi seven biri… Ben de sadece cici kız değilim elbette. Benim de karakterimin farklı yanları var. Kostümler ve danslar ile biraz bunları da gösterdiğime inanıyorum. Bir de dansla birlikte çocukluğumdaki Azra’ya yakınlaşabildim.

* Bu hayatın aniden sona erebileceğini öğrendik, yaşadık. Hâlâ şoktayım. Bir an var, bir an yok insan. Böyle bir olay yaşayınca ister istemez hayatı baştan düşünüyorsunuz. Anlamları gözden geçiriyorsunuz.

* Beyaz saçlarımı çok seviyorum. Boyatmak istemiyorum. Sürekli saç boyatmak bana çok zor geliyor. Hayatımın bu dönemini de doyasıya yaşamak istiyorum. Kendime yakıştırıyorum beyazları… Doğallığı seviyorum. Daha 29 yaşındayım zaten. Kırışıklıklara vakit var. Zaten ortaya çıkacak yaş çizgileri beni daha seksi yapacak.

* İnsanın hayatında doğru insanları bulması tamamen şans. Ama hayatı güzel yapan şeyler sevmek ve sevilmek. Biriyle paylaştığım zaman hayatı çok daha anlamlı buluyorum. En küçük bir şey yaşasam, koşarak yanlarına gidip hemen paylaşma ihtiyacı duyuyorum.

* Kendimle ilgili değişiklikleri ben de fark ediyorum. Daha çok kendim gibiyim şimdilerde. Büyüdüm galiba. Yaşadığım her şey, tecrübeler, büyüklerin tecrübelerini dinlemek, kişisel gelişim kitapları etkili oluyor. Hala kendimi bulma çabası içindeyim.

Posted under Magazin

This post was written by admin on Şubat 26, 2011

Tags: , , ,

Özge Ulusoy “İlker’le yeniden bir araya gelmemiz mümkün değil”

Model Özge Ulusoy, ayrılığın ardından konuştu.

Manken ve oyuncu Özge Ulusoy, zor günler geçirdi. Önce evlilik planları yaptığı sevgilisi İlker İnanoğlu’ndan ayrıldı, ardından Yavuz Bingöl ve Ahu Türkpençe ile başrollerini paylaştığı ‘Ateşe Yürümek’ adlı dizisi yayından kalktı. Sezonun en iddialı yapımlarından biri olarak gösterilen dizinin dört bölüm sonra final yapması, Özge’yi çok üzdü. Bu gelişmelerin ardından İstanbul’dan kaçıp mavi tura çıkan Ulusoy, tatil dönüşü yaşadığı bu süreci HT Magazin’e anlattı.

*** İddialı bir dizide oynuyordunuz. Çok çabuk bir şekilde yayından kalktı. Sizce dizinin tutmamasının nedeni neydi?
Evet iddialı bir diziydi. Çok da iyi bir ekiptik. Yavuz Bingöl, Ahu Türkpençe, Şerif Sezer, Ahmet Mümtaz Taylan gibi isimler vardı. Konusu da çok güzeldi. Ama bu dizi işleri pek belli olmuyor. Yayın günü pazardı. O gün maçlar oluyordu ve ligin de son haftalarıydı. O yüzden tutmadı.

*** Konservatuvarda bale eğitimi aldınız. Ama balerin olmak yerine mankenlik ve oyunculuk yapmayı tercih ettiniz. Neden balerin olmak istemediniz?
Baleyi sakatlanıp bıraktım. Diz kapağım çıktı. Aslında geri dönebilirdim ama tam o sırada güzellik yarışmasına girdim. Bu vesileyle 2003 yılından itibaren profesyonel mankenlik yapmaya başladım. Podyuma ilk kez Cengiz Abazoğlu defilesiyle çıktım. Aynı zamanda Yeditepe Üniversitesi’nde Sanat Yönetimi Bölümü’nde okudum. Ayrıca, Ayla Algan’dan ders alarak oyunculuğa başladım. Bundan sonrası için de work shop’lara katılarak oyunculuk konusunda kendime yatırım yapmak istiyorum.

“MANKENLİĞİN İTİBARI ARTTI”

*** Diğer yandan mankenliğe de devam ediyorsunuz…
Devam ediyorum ve çok da keyif alıyorum. Mankenlik, doğru yapıldığında keyifli bir meslek. Bu sayede dünyada çok yeri gezdim. Bana çok artısı oldu. Tüm tasarımcıların ve iyi firmaların defilelerine çıktım. Mankenlikte güzel bir yerde olduğuma inanıyorum, inşallah oyunculukta da güzel bir yere gelirim.

*** Modellikten para kazanılıyor mu?
Sektörün krizde olduğu söyleniyor. Ecet, geçen sene kriz vardı, ama bu sene sektör daha canlı. Şu anda işler gayet iyi. Yılda iki kere Fashion Week yapılıyor. Bu sayede piyasa hareketlendi, güzel işler çıkıyor.

*** Mankenlerin imajı son dönemlerde biraz zedelendi. Siz buna katılıyor musunuz?
Aksine, son dönemde mankenlerin imajı düzeldi. Yeni jenerasyon mankenler, yani Ece Sükan, Ahu Yağtu, Sedef Avcı, Hande Subaşı gibi isimler, daha eğitimli ve birikimli. Arada kayıp bir dönem oldu. Ama eski modeller de iyiydi. Ben Sema Şimşek, Ebru Ürün gibi isimleri örnek aldım mesela. İmajı bozanlar ‘manken’ adı altında gezenlerdi. Kurunun yanında yaş da yandı. Bir ara herkes “Mankenim” demeye başlamıştı. Şimdi artık “Mankenim” demiyoruz “Modelim” diyoruz.

*** Siz de dahil olmak üzere modellerin çoğu oyuncu oluyor. Sebep ekonomik mi, başka bir nedeni de var mı?
Dünyanın her yerinde bu böyle… Charlize Teron, Cameron Diaz da modellikten geldi. Oyunculukta da görsellik ön planda. Ayrıcı, sırf modeller oyuncu olmuyor. Tenis hocalığından, doktorluktan oyunculuğa geçenler de oluyor.

*** Bir dönem, güzel ve yakışıklı oyuncu yok diye eleştiriler vardı. Modeller bu açığı mı kapatıyor?
Gerçekten öyle oluyor. Dizilerdeki başrollere bakarsanız, çok da başarılı insanlar var. Kıvanç Tatlıtuğ, Kenan İmirzalıoğlu, Cansu Dere, Sedef Avcı, Selma Ergeç gibi isimler mankenlikten geldiler ve İyi dizilerde, iyi performans sergiliyorlar.

“İLKER’LE ÇOK İYİ ANLAŞIYORDUK”
*** Önce İlker İnanoğlu ile ilişkiniz bitti, sonra diziniz yayından kalktı. Mutsuz olduğunuz söyleniyor. Öyle misiniz?
Ben gayet keyifli ve mutluyum, her şey yolunda. Her ilişki bitebiliyor, evlilikler de bitebiliyor. Bir ara “Acaba mı” diye bir geçiş dönemimiz oldu, ama şimdi tamamen bitti. Allah ikimizin de yolunu açık etsin.

*** Tekrar barışmanız söz konusu mu?
Yok, artık sanmıyorum.

*** Sorun sizin evlilik istemeniz, İlker Bey’in istememesi miydi?
Hayır, onunla ve evlilikle alakalı bir konu değildi. Bambaşka bir konuydu. İlişkiler başladığı gibi bitebiliyor. Hayırlısı olsun. Evli gibi değildik onunla. Uzun süren bir flörttü bizimki. Yaş farkı sorunumuz da yoktu. Çok iyi anlaşıyorduk.

*** İlker Bey ile bir dergiye cüretkâr pozlar vermiştiniz. İleride bu pozlar karşınıza çıktığında sizi rahatsız eder mi?
İkimiz de profesyoneliz. Zaten ben modelim. O da oyuncu. Aramızda kötü bir şey yok.

“Tolgahan’la aramızda hiçbir şey olmadı”

*** Tolgahan Sayışman’la aranızda bir yakınlaşma olduğu söylendi…
Tolgahan 9 yıllık arkadaşım. Hatta, çok da iyi arkadaşımdır. Aramızda o anlamda hiçbir şey yok.

*** Tolgahan “Her şey olabilir” diye bir açıklama yapmıştı…
O tam olarak ne dedi bilmiyorum. Gerçekten hiçbir şey olmadı aramızda. Ne düşündüğünü bilmiyorum ama o benim arkadaşım.

*** Bu arada 15 gün mavi tura çıktınız. Bu bir kaçış mıydı?
Biraz İstanbul’dan uzak kalmak istedim. Hem ilişkimin hem dizinin bitmesiyle tatil için zaman buldum. Bu zamanı değerlendirmiş oldum.

“Formunun sırrı genlerinde”

*** Her zaman formda görünüyorsunuz. Bunun sırrı ne, özel bir program uyguluyor musunuz?
Hareketli biriyimdir. Spor yapıyorum, tenise başladım. Bir de bu ara çok seyahat ettim. Beslenmeme de dikkat ediyorum. Aslında bu biraz da genetik bir durum… Ailemde de herkes zayıf, ince yapılı ve uzun boylu. O yüzden kilo problemim yok.

HABERTÜRK

Posted under Haberler

This post was written by pars on Haziran 3, 2010

Tags: , , ,

Gökhan Özen Leydi’ye konuştu

Genç kızların sevgilisi Gökhan Özen, müzik, ilişki ve moda sırlarını Leydi’ye anlattı…

Herkese merhabaaaa :)

Bu hafta güya size 2010 İlk Bahar/Yaz koleksiyonundan bahsedecektim. Aslında normalde bir hafta öncesinden konuyu açıklama huyum da yoktur ama bu kez söyleyeceğim tutmuş. Artık bir hafta daha bekleyeceksiniz çünkü araya Gökhan Özen girdi :)

Nasıl mı?

Can Event’in ilk organizasyonu olan Gökhan Özen konserine cumartesi günü davetliydim. 

Dornbirn Messehalle’de gerçekleşen konsere yaklaşık 1200 Kişi katıldı. Ortalık yıkıldı, kızlar çıldırdı, ben ise olup bitenleri şaşkınlıkla izledim. (Konser sonrası Gökhan’ın elindeki yara dikkatimi çekti. Bu ne, kavgaya falan mı karıştı, sorsam mı derken kendisi konserde olduğunu söyledi) Ahh kızlar, böyle de sevgi olmaz ki! Bu da yapılmaz ki!

Gökhan yepyeni şarkısı ”İstanbul Daha Erken”i ilk kez canlı canlı söyledi, eeh ben de doğal olarak yerimde duramadım.

Şarkıya bayıldımmm! Tek kelimeyle muhteşem! Bu yaz her yerde bu şarkı çalacak. Leydi demişti dersiniz :)

Ertesi gün Gökhan; uzun bir aradan sonra ilk kez sadece Leydi’ye özel bir röportaj verdi. Yeni albüm, özel hayatı ve modadan bahsettik.

Leydi: Bize yeni albümden biraz bahseder misin?

Gökhan Özen: Bu albümü iki senedir hazırlıyorum. Bu iki sene içerisinde dünyanın birçok yerini dolaştım. Orada kayıtlar yaptım, yeni müzisyenlerle tanıştım, farklı bir şey olsun istedim, o yüzden çok gezdim, yeni insanlar tanıdım.

Farklı sound olarak, duygu olarak ne koyabilirim diye çok düşündüm, çünkü bu benim müzikte 10. senem ve artık istiyorum ki farklı şeyler olsun. Türk pop müziğine baktığınız zaman çok aynılaşmaya başladı. Çıkan her iş aynı. Ben; Gökhan Özen çizgisinin bu aynılıkta gitmesini istemiyorum. Bu albüm en çok vakit, emek, enerji harcadığım, en çok üzerinde düşündüğüm albüm.

Albüm bitti mi?

- 16 şarkılık albüm hazır, ama şirketimizle verdiğimiz karar üzerine önce single daha sonra albümün çıkmasını daha uygun gördük. Bunda da yurtdışını örnek aldığımızı söyleyebilirim.

Farklı olacak dedin. Eski albümlerinle kıyasladığımızda tam olarak ne farklı olacak?

- Daha önce kullanılmamış soundlar var. Amerika, İtalya, Almanya, İspanya ve Hindistan’da kayıtlar yaptık, onların lezzeti yansıyor albüme.

Bu albümde kimlerle çalıştın?

- Albümde; Sezen Aksu, Nazan Öncel ve Şehrazat’tan şarkılar var. Aynı zamanda benim 40-45 beste arasından seçtiğim 12 yeni bestem var. Aranjelerde Erhan Bayrak, Suat Aydoğan ve yabancı isimler var. Kalabalık bir kadro. Yaklaşık 9-10 stüdyoda çalışılan bir albüm oldu.

”İstanbul Daha Erken”e llip ne zaman geliyor?

- 3 gün sonra çekiliyor, bir hafta içinde montaj biter, 10 gün içinde ekranlarda göreceksiniz.

Klibi kim çekecek ve izleyicileri nasıl bir klip bekliyor ?

- Klibi; Kader Utansın, Vah Vah, Birtanesisin, Bize Aşk Lazım şarkılarında daha önce birlikte çalıştığım Murat Küçük çekecek. Şarkı gece insanları daha çok eğlendirmek amaçlı yapılan bir şarkı. Yine şarkıya uygun parti havasında geçen bir klip olacak.

Nişanlandın, hayırlı olsun, nasıl oldu? Ne zamandır birliktesiniz?

- Bu konu hakkında sadece şunu söyleyebilirim; Ben bir aile yapısı içerisinde büyüdüm ve hep o aile kültürünü yaşadım. Sokaklardan da gelmedim, gece gündüz sokaklarda da gezmiyorum. Öyle bir hayat istiyordum kendim için, insan ne isterse onu yaşar, onunla birlikte hayatıma böyle bir şey girdi.

Evlenince müziği bırakacaksın diye söylentiler çıktı neler söyleyeceksin?

- Ölene kadar müziği bırakmayacağım. Ben müziği bıraksam, müzik beni bırakmaz. İçimden gelen o melodiler, o şarkılar durmuyor. Dinlemek isteyen birileri olduğu sürece ben şarkılarımı yapmaya devam edeceğim.

Düğün ne zaman? Tarih belli mi?

- Karar vermedik daha.

Bu sene olur mu sence?

- Olabilir bence…

Çok duygusal bir insansın, evlilik teklifini yaptın mı?

- Yaptım tabii ki.

Nasıl bir evilik teklifi?

- Orası bana özel, özel kalsın…

(Özel hayatı hakkında daha fazla konuşmak istemedi, anlayışla karşılıyoruz :)

Ben 10 senedir dinleyicilerimden hep şunu gördüm; o kadar bilinçli bir dinleyici kitlem var ki, onlar da benim mutlu olmamı istiyorlar. O yüzden pek bir şeyin değişeceğini zannetmiyorum. Yine şarkılarımız susmayacak, konserlerimiz devam edecek, onun dışında ben özel hayatıma bir aileyle devam edeceğim o kadar.

Bir sene önce yaptığın açıklamaları hatırlıyorum, evlilik bana çok uzak diyordun nasıl oldu da fikrin değişti?

- Her şey bir anda oldu. Genel anlamda hızlı gelişti her şey. Hislerime güvenen bir insanım ve genellikle hislerim beni yanıltmadı bugüne kadar. Ne hissetiysem onu yaptım, çok fazla hesap kitap yaparak zaten yaşamıyorum, ben duygularımla yaşıyorum.

O zaman evliliğe hazır hissediyorsun kendini şu an?

- Yani… (Gülüyor)

Yeni bir moda köşemiz açıldı, bu konu hakkında birkaç soru sormak istiyorum. Kıyafetlerini kendin mi seçiyorsun ya da kim giydiriyor seni?

- Kendim seçiyorum. Yurtdışına gittiğim zaman kendi alışverişimi kendim yapıyorum. Çok fazla marka takıntım yoktur. Halka açık yerlerden de alışveriş yaparım, üstüme yakışanı giymeye çalışıyorum.

Hangi parfümü kullanıyorsun?

- Belirli bir parfüm kullanmıyorum ama bu aralar kullandığım parfüm Michael Kors.

Giyimde olmazsa olmaz dediğin çok sevdiğin bir marka var mı?

- Ne alacağına bağlı ama casual tarzda D&G, ayakkabı olarak Gucci ve Prada, takım olarak da Armani’nin kesimlerini beğeniyorum.

Bir erkek gözüyle baktığında sence bir bayan nasıl giyinmeli?

- Bence her şeyi giymeli ama yerine göre, doğru giyinebilmeli. Günlük hayatta ben normal jean giyen kızları çok beğeniyorum, üstüne bir t-shirtle, bir iki detayla kendini şık bir hale getirebiliyorsa o dikkat çekebilir diye düşünüyorum.

Gece daha sade ve şık kızlar daha çok hoşuma gidiyor. Çok fazla allı, pullu, güllü, taşlı, aşırı şeyleri beğenmiyorum. Sade bir tarz yakalayabilen kızlar daha güzel görünüyorlar.

(O arada gülme krizine giriyorum, nedenini sormayın ben de bilmiyorum)

Biz güldük ardından Gökhan’ı da sonunda güldürebildik :)  

Soruya aynen şöyle başlıyorum; Erkekler de makyaj yapıyor ama bayanlar daha ağırlıklı…

- Erkekler  makyaj yapıyor mu ?

Yapıyorlar tabii…

- Nasıl yani? Çekimlerde yapılır ama, günlük yapılmaz. Ben hiç görmedim ve duymadım böyle bir şey. Valla ben tavsiye etmiyorum beylere, yapmasınlar böyle şeyler!

(O an koptum yine: Yapmasınlar böyle şeyler!)

Kadınlarda bile çok aşırı makyaj sevmediğim bir şey. Çok sade, yüzüne renk verme amaçlı güzel, ama erkeklere hiç tavsiye etmiyorum…

Sohbetin en tatlı yerinde son noktayı koyuyorum, yoksa ben uçağı kaçırmalarına sebep olacağım. Gökhan’a röportaj teklifimizi geri çevirmediği için teşekkür ediyor, bundan sonraki özel ve iş hayatında başarılar diliyoruz…

www.leyditurk.com

Posted under Magazin

This post was written by pars on Nisan 28, 2010

Tags: , , , ,

Yeni Sayfa 3