Evinizin ısısını zabıta ölçecek

Belediyeler, binalardaki yalıtımın geçen yıl yürürlüğe giren TSE 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı Yönetmeliği’ne uygun olup olmadığını denetlemeye hazırlanıyor.

Evinizin ısısını zabıta ölçecek


Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte binalardaki ısı yalıtımı yeniden gündeme geldi. Belediyeler, binalardaki yalıtımın geçen yıl yürürlüğe giren TSE 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı Yönetmeliği’ne uygun olup olmadığını denetlemeye hazırlanıyor.Belediyelerin, bina yönetimine yalıtım yaptırma yetkisi bulunuyor.

 

Enerjide yüzde 70 oranında dışa bağımlı olan Türkiye’de üretim ile tüketim arasındaki fark, gittikçe açılıyor. Elektrik İşleri Etüd İdaresi tarafından verilen bilgiye göre enerjinin büyük bölümü sanayide ve konutlarda kullanılıyor. Konutlarda tüketilen enerji ise genellikle ısınmaya yönelik harcanıyor. Bu da enerji maliyetlerini yükseltiyor.Yapılacak bir takım iyileştirmelerle ciddi tasarruflar sağlamayı düşünen Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, ülke genelinde sadece binalardaki yalıtımı ile yılda 3 milyar dolarlık bir tasarrufa imza atmaya hazırlanıyor. Bu nedenle Bakanlık yürürlüğe soktuğu yönetmelikle önceliği yeni binalar olmak üzürü tüm ruhsatlı binalarda ısı yatılımını mecburi hale getirecek.

 

TSE 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı Yönetmeliği’nin getirdiği enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı konusunda açıklama yapan Karadeniz Doğa Koruma Federasyonu (Kardoğa) Yönetim Kurulu Üyesi ve Samsun Doğayı Koruma Derneği Başkanı (SAMDOK) Murat Bulut, yalıtımın hem doğa hem de enerji tüketiminin azalması bakımından önemli olduğunun altını çizdi.Binalardaki ısı kaybının yüzde 40′ı dış duvar, yüzde 30′u pencere, yüzde 17′si dış kapılar, yüzde 7′si çatı ve yüzde 6′sı da zeminden kaynaklandığını dile getiren Bulut, ” Yalıtım sayesinde yüzde 50′ye varan yakıt tasarrufu sağlanabiliyor. Bu yönetmeliğin uygulamaya geçmesiyle enerjideki büyük israf sona erecek.

Bunun yanı sıra petrol, doğalgaz ve kömür gibi yenilenemez enerji kaynaklarının tüketilmesi ve çevreye zararlı maddelerin miktarı azalacaktır. Bu konuda her türlü desteği vermeye hazırız.” diye konuştu.

 

Yeni yapılan binalar için enerji sertifikası verilmesi, eski binalarda enerji tüketiminin azaltılması ve halkın bilinçlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Bulut, binaların yalıtımlı olmasının kışın ısınma ödenen bedelleri düşereceğini de bildirdi.Bir binada enerji tasarrufu ve ısıda verimlilik sağlayabilmek için çeşitli işlemlerin yapılması gerektiğine dikkat çeken Başkan Bulut, “Öncelikle konutun yalıtımını yapılmalıdır.

Çünkü çatıdaki ısı kaybı yüzde 20 civarında. İzolasyon artırılırsa, ısı kaybı azalır. Kapı ve pencereler yeniden yaptırılırken izoleli malzemeler tercih edilmeli, boşluklar pencere süngeri ile kaplanmalıdır. Zira pencere ve kapılardaki ısı kaybı da yüzde 15 civarındadır.

Akşamları perdeler kapalı tutulmalıdır. Böylelikle sıcaklık içerde kalır ve enerji tasarrufu sağlanır. Radyatörleri mobilya ve benzeri eşyalar ile engellememelidir. Doğalgaz sistemine ısı ayarlı termostat monte ettirilmelidir.

Bu yöntemle de enerji tasarrufu mümkündür. Kombinin ısıtıcısı 19 dereceye ayarlanmalıdır. Evden bir günden fazla uzak kalınacaksa, termostat kapatılmalıdır. ” ifadelerini kullandı.

 

CİHAN-EKOTRENT

Posted under Haber

İlham Aliyev, Nabucco projesinin Azerbaycan sayesinde varolduğunu savundu.

Romanya’ya 4 bakanla çıkartma yapan ve bu ülke ile stratejik işbirliği anlaşması imzalayan İlham Aliyev, Nabucco projesinin Azerbaycan sayesinde varolduğunu savundu.

 

Alivey: Azerbaycan olmasaydı

 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, enerji arzının çeşitlendirilmesinin hem tedarikçiler hem de alıcı ülkeler için önemli olduğunu söyledi. Romanya’ya dört bakanla çıkarma yapan Aliyev, “Nabucco bizim genel politikamıza uygun düşmektedir. Azerbaycan’la AB ilişkilerinde enerji faktörü çok önemli yer tutmaktadır. Eğer transit ülkelerle anlaşmaya varılırsa önümüzdeki yıldan itibaren Azerbaycan gazını Avrupa Birliği piyasasına pazarlayabiliriz.” dedi.

Romanya Cumhurbaşkanı Traian Basescu ve Aliyev düzenledikleri ortak basın toplantısında, iki ülke arasındaki ilişkilerin her geçen yıl daha da artarak gelişmesinden duydukları memnuniyeti ifade etti.

Romanya’nın Avrupa Birliği ile aralarında gaz ve petrol başta olmak üzere pek çok alanda köprü görevi gördüğünü söyleyen Aliyev, iki ülke arasında, Romanya’nın Köstence ilinde petrol terminali kuracaklarını ifade etti.

İlham Aliyev, transit ülkelerle anlaşmaya varılması halinde gelecek yıldan itibaren Azerbaycan gazının Avrupa Birliği piyasasına pazarlanabileceğini vurguladı. Aliyev, şunları söyledi: “Enerji arzının çeşitlendirilmesi hem tedarikçiler hem de alıcı ülkeler için gereklidir. Nabucco bizim genel politikamıza uygun düşmektedir. Azerbaycan’la AB ilişkilerinde enerji faktörü çok önemli yer tutmaktadır. Nabucco ve diğer kanalların başarıyla sonuçlanacağına eminim.”

Enerji konusunun Azerbaycan ile Avrupa arasında çok önemli rol oynadığını belirten Aliyev, “Romanya’nın Avrupa Birliği ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerde özellikle de gaz konusunda gösterdiği aracılıktan dolayı teşekkür ederim.” dedi.

Azerbaycan’ın Nabucco dahil pek çok boru hattı projesinde öncü rol oynadığını vurgulayan Aliyev, “Eğer Azerbaycan’daki gaz- petrol yolu açılmasaydı bugün Erzurum boru hattı ve Nabucco’dan bahsedilemezdi. Çünkü Nabucco’nun fiiliyata geçirilmesi ancak bugün mevcut olan Azerbaycan’da gaz sahasındaki girişimleri ve çabaları ile var olabilmiştir. Eğer Nabucco başarıyla inşa edilirse bölgedeki diğer boru hatları ve boru hatları da başarıyla noktalanacaktır.” diye konuştu.

Romanya Cumhurbaşkanı Basescu da, enerji sahasında mevcut olan iki ülke arasındaki ilişkilerin sadece Nabucco ile değil aynı zamanda Köstence’de bir gaz terminalinin açılmasıyla gelişeceğini söyledi.

“KARABAĞ KONUSUNDA ROMANYA’NIN DURUŞU BELLİ”

Basescu, Karabağ anlaşmazlığı konusunda Romanya’nın duruşunun baştan beri değişmediğine vurgu yaparak, çözümün barıştan geçtiğini söyledi. Basescu, ‘Her türlü dondurulmuş problem barış yolu takip edilmediği sürece çözüme ulaşamaz. Birbirinin toprak bütünlüğüne saygıyla ve uluslararası prensiplerine bağlı kalınmadan başarı olmaz.” değerlendirmesinde bulundu.

Karabağ konusunda tarafların uluslararası normlara uygun hareket etmesinin çözümün tek yolu olduğuna işaret eden Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev de verdiği destek için Basescu’ya teşekkür etti. Aliyev, ‘Uluslararası normlara uygun hareket edilirse iki ülke arasındaki anlaşmazlık hallolabilir. Böylece Azerbaycan toprakları işgalci kuvvetlerden temizlenebilir.’ açıklamasını yaptı.

HABER 7

Posted under Haber

This post was written by pars on Eylül 29, 2009

Tags: , , , , ,

Danimarkanın umut bağladığı proje

Haliç’teki 10. Ulaştırma Şurası’nda konuşan Danimarka Ulaştırma Bakanı Barfoeld Avrupa’daki en büyük inşaat projelerinden biri olacak ve 10 bin işçi ile mühendise ihtiyaç duyulacak projeyi anlattı.

 

Danimarka'nın umut bağladığı proje

 

Danimarka Ulaştırma Bakanı Lars Barfoed, Fehmarn Boğazı’nda kurulacak kara ve demir yolu hattı projesinin, Avrupa’daki en büyük inşaat projelerinden biri olacağını ve yaklaşık 10 bin işçi ve mühendise istihdam sağlayacağını bildirdi.

Barfoed, Ulaştırma Bakanlığınca Haliç Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 10. Ulaştırma Şurası’nın Bakanlar Oturumu’nda yaptığı konuşmada, Avrupa’nın şu anda ekonomik ve iklim değişikliği zorluklarından geçtiğini belirtti.

Bütün Avrupa’da trafiğin arttığını dile getiren Barfoed, Danimarka’da da trafiğin son 20 yıl içinde yüzde 50 arttığını ve gelecekte de aynı oranda artacağının öngörüldüğünü ifade etti.

Şurada bulunan tüm Bakanların önemli bir sorumluluğu olduğuna dikkati çeken Barfoed, karbondioksit salınımlarının azaltılması gerektiğini söyledi.

Danimarka Hükümeti’nin, Danimarka’nın ulaştırma politikasını ”Yeşil”e doğru çevirmek istediğini anlatan Barfoed, şunları kaydetti:

”Tabii ki, dünya çapındaki alt yapımızı bu süreçte feda etmeyeceğiz. Bu, çok önemli ve zorunlu bir girişim. Ulaştırma politikamızı ve stratejimizi tekrar gözden geçirmemiz gerekiyor. Danimarka Hükümeti, uzun vadeli bir yeşil plan sundu yakınlarda. Bunun adı, ‘Sürdürülebilir ulaştırma ve daha iyi altyapı” idi. 2020 yılına uygulanılması düşünülen bu politika, Danimarka’da ortaya çıkmış olan en hırslı politika sayılabilir.

7 Danimarkalı partiden 6′sı bu politikayı onayladı ve 20 milyar Avro’dan daha fazla yatırım yapılacak yeşil ulaştırmaya önümüzdeki 10 yıl içinde. Yollarımızı iyileştireceğiz ve böylelikle karbondioksit salınımını azaltmış olacağız.

Danimarka hükümeti, aynı zamanda ‘yeşil vergi’yi de başlatmak istiyor. Böylece Danimarkalılar enerjiyi verimli kullanan arabalar aldıklarında daha az vergi ödeyecekler. Yolları paralı yapmak da düşünülebilir. Böylelikle arabayı nerede kullanacağımız konusunda belki bizi 2 kere düşündürür.”

Barfoed, Fehmarn Boğazı’nda kurulacak kara ve demir yolu hattıyla Danimarka’yı Avrupa kıtasına daha iyi bağlayacaklarını belirterek, ”Almanya ve Danimarka arasındaki bu köprünün inşaatı, 2012 yılında başlayacak. Bu, Avrupa’daki en büyük inşaat projelerinden biri olacak ve neredeyse 10 bin işçi ve mühendise istihdam sağlanacak” diye konuştu.

-MAKEDONYA ULAŞTIRMA BAKANI-

Makedonya Ulaştırma ve İletişim Bakanı Mile Janakieski de bütün ülkelerin amaçlarının aynı olduğunu, ulaştırma konusunda alt yapı inşa etmek istediklerini bildirdi.

Ekonomik krizin etkilerini azaltmak için Makedonya Hükümeti’nin mart ayında bir program benimsediğini hatırlatan Janakieski, programın, ekonomik büyümeyi hızlandıracak alt yapı projelerini kapsadığını söyledi.

Ulaştırma sektörünün, ekonomik büyümeyi artırmakta çok kilit bir rol oynadığını dile getiren Janakieski, Makedonya Hükümeti’nin başlattığı stratejik alt yapı projeleriyle seyahat maliyetlerini yüzde 20-30 oranında azalttıklarını belirtti.

Janakieski, ”Bu dönemde de uygulamalarımıza devam edeceğiz” dedi.

Bölgesel ve yerel yollara da yatırım yapacaklarını anlatan Janakieski, ”Stratejik planları benimsemek ve Makedonya’nın 2015 yılında nerelerde olacağını düşünmek daha önemli. O zamana kadar kriz geçmiş olacak. Şimdi alt yapılarını iyileştirmek için çalışan ülkeler, rekabetçiliklerini artırmış olacaklar ve kriz bittiğinde daha iyi bir noktada olacaklar. Gerçek zaman, bu zaman” şeklinde konuştu.

-UKRAYNA-

Ukrayna Ulaştırma Bakan Yardımcısı Kateryna Fomenko ise krizin Ukrayna’da ağır sanayiyi ve ulaştırma projelerini etkilediğini söyledi.

Ağır sanayide verimliliğin krizde yüzde 40 oranında azaldığını dile getiren Fomenko, Hükümet olarak krizin etkilerini azaltmak amacıyla bir program hazırladıklarını ve hazırladıkları bu programla demir yolu taşımacılığında geçen yıla göre yüzde 40 artış beklediklerini ifade etti.

AA-HABER 7

Posted under Haber

This post was written by pars on Eylül 29, 2009

Tags: , , , ,

Müslüman mahallede Noel Baba filmi

Yılmaz Erdoğan’ın filmi ‘Neşeli Hayat’ 27 Kasım’da seyirciyle buluşacak..
musluman-mahallede-noel-baba-filmi

 

Büşra Pekin ve Ersin Korkut’un da rol aldığı film, çaresizlikten promosyon malzemesi olan Rıza’nın trajikomik hikayesini anlatıyor.

Yılmaz Erdoğan’ın 4 yıl aradan sonra yazdığı, yönettiği ve başrolünü üstlendiği “Neşeli Hayat” filmi, seyirciyle buluşmak için gün sayıyor. Erdoğan, kış aylarında İstinye Park ve Reşitpaşa mahallesi ile İstanbul’un çeşitli mekanlarında çekilen filmi için “küçük adamın büyük hikayesi” diyor: “Üç yıl önce bir alışveriş merkezinde, iki metre boyunda bir vitamin gördüm. Bir promosyon malzemesiydi ve içinde de insan vardı. Kendi kendime ‘Bunun içinde kim var acaba’ diye sordum. Sadece üzeri yazılı bir tişörtle promosyon yapılsaydı, ne ben ne de başkaları içindekini merak ederdi.
Dolayısıyla bu tanıtım şekli insanı ‘hiçleştiren’ bir yanı olduğu için çok dikkatimi çekti. Bana değişik bir bakış açısı verdi. Ve ‘Bunun içinde kim
var’ sorusu, ‘Neşeli Hayat’ meselesini ortaya çıkardı. Çekimler sırasında Ömer Hayyam’ın bir dörtlüğüne rastladım. Şöyle diyordu: ‘Yarım somunun var
mı, bir de küçücük evin, kimsenin kulu kölesi değil misin, en neşeli hayat senin…’ Filmin özeti işte bu.”

Afiş seçiliyor
“Neşeli Hayat”ın hangi afiş ile vizyona gireceği henüz belli değil. Yılmaz Erdoğan ve BKM ekibi, Emre Erdem ile Mehmet Turgut’un hazırladığı afişlerden hangisini seçeceğine önümüzdeki günlerde karar verecek.

Parayla saadet olmaz
Filmin “Neşe nedir?” sorusuna yanıt aradığını söyleyen Yılmaz Erdoğan, mutluluğu paraya endekslemenin de yanlış olduğunu belirtti: “Neşe direkt
parayla ilişkili bir şey midir yoksa paranın ötesinde bir şeyden mi söz ediyoruz? Biz işte bu filmde neşeli hayatın başka bir şey olduğunu
anlatıyoruz. Pek çok zengin insanın aslında çok neşeli hayatı yok. Onlar kadar imkanı olmayan ama daha neşeli birçok insan var. Bu ters orantıyı
kendi hayatımızda da görebiliriz.”

Posted under Haberler

Yeni Sayfa 3